Geçmiş hatıraların, gelecek hayallerin ürünüdür. Şuanda satırlarla buluşan ‘an’ kavramı ise ‘şimdi’yi karşılıyor. Bu üç kavram zaman algısının sacayakları. Tarih’e konu olan geçmiş ile zaten yaşanan şimdinin dışında geleceğin bir entelektüel gereç olarak kullanımı hıza adapte olmaya çalışan biz insanlar için çok önemli. Varsayımların doğru olması da gerekmiyor. Alışma ve kavrama sürecinin insanoğlunu patolojik rahatsızlıklara sevk etmemesi adına, gelecek tasarımları kahinlere bırakılamayacak kadar önemli. Geleceğe aniden yakalanmak ve afallamak gibi bir tehlike bizi bekliyor. Eşyanın ve maddenin düşünceden ve hissiyattan hızlı ilerlemesi karşısında insan oğlunun edilgenliği bir iktidar mücadelesine de zemin hazırlıyor. Bu mücadelenin tarafları insanlar ve diğerleri. İnsanoğlunu bu mücadeleden zaferle çıkaracak araç ise adaptasyon kabiliyeti. Şuana kadar insanoğlu bu mücadelede fazlasıyla yorgun ve yılgın düştü. Pop ve tüketim kültürünün ürettiği tatminsiz insan yığınları yaşadıkları rol çatışmalarının esaretinde şuursuzca geleceğin ateşten kucağına hızla ilerliyorlar.
Bir zamanlar coğrafi ve sosyal farklılıkların var olduğu toplumlar arası geçişlerde yaşanan ‘kültür şoku’ kavramı artık monokültür çağında zaman şoku, gelecek şoku kavramlarına yerini bıraktı. Değişen şartlara ayak uyduramayan insanoğlu yön tayini hususunda ciddi sıkıntılar yaşamakta. Devamlı değişen sabiteler karşısında istikrarlı ve dirençli bir tavır ve duruş sergileyemeyen insanoğlu gri bir alana mahkum olmuş görünüyor. Biyolojik gelişime oranla çağın belirlediği düşünsel değişim hızının orantısızlığı karşısında her günden yeni bir sürpriz bekleyen insanoğluna gelecek fobisi yada yenilik hastalığı bulaşmıştır. Farklı ülkelerin tarihlerinde yaşanan ciddi kırılmaların diğer ülkelerde hissedilmemesi hatta bilinmemesi söz konusu iken yani bir anlamda zaman sekmesi yaşanırken diğer yandan ufak bir değişimin dünya siyasal yaşamını bir anda etkilemesi ve global etkileşimin ulaştığı akıl almaz boyut yeni bir tarih bilinci getirdi. Sıkı iletişim ağları sayesinde nesli tükenen kel aynak kuşu için florida’ da eylem yapılabilmekte. Mülkiyet ve sahiplik kavramı ile şekillenen sorumluluk sahasının hinterlandı artık dünya ölçeğinde. İnsanoğlu sadece değişimin niteliğini değil onun hız yönünüm de etkileyerek yeni bir değişim anlayışı oluşturdu. Ve bu anlayışla şekillenen algı ve paradigma geçmişi yorumlama ve anlam verme davranışını da değiştirdi. Geçmiş geleceğin hızla üstümüze gelmesiyle tarihten silinme sürecine girmiştir. Ve şimdinin iktidarı zamanı köleleştirmektedir.
23 Haziran 2009 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder